Kilise nedir?

‘Kilise’, Kutsal Kitap’daki anlamına göre bir örgüt değil, bir mezhep de değil, ve bir bina olarak ibadethane kesinlikle değil. Eski yunanca ‘ekklesia’ kelimesinden türeyen ‘kilise’nin Türkçe karşılığı ‘topluluk’tur. Ayrıca inanlılarının topluluğundan söz ederken, ‘aile’ kavramıyla birlikte, church-300x200azaları birbirinden kopmayan ‘beden’ gibi benzetmeler kullanılmaktadır. Evrensel topluluk, yani her yerde, her çağda İsa Mesih’e gerçekten inananıp bağlanan bireylerin tümüdür (bu, ‘mezhep’ anlayışının ötesinde bir kavramdır; ayrımı söz konusu olamaz) Ayrıca yerel topuluk, yani belirli bir yörede İsa Mesih’e inananların, tapınmak, öğrenmek ve dayanışmak için bir araya gelip oluşturduğu topluluktur.

İsa Mesih bu dünyadan ayrıldıktan sonra öğrencileri ilk topluluğu oluşturdular. Zamanla buna benzer topluluklar, bütün Roma İmparatorluğu memleketlerine, hatta sınırların çok ötesine de yayıldı. Bunlar bir mezhep ya da bir örgüt oluşturmuyorlardı. Birbirinden özerk yerel topluluklar olmakla birlikte, diğer bütün topluluklarla sevgi bağıyla birlik içindeydiler. Çünkü bir merkeze değil, direkt Tanrı’ya ve uygulamada yetki kaynağı olarak sırf Kutsal Kitap’a bağlıydılar

Mesih’in ilk öğrencileri bir mezhebe bağlı olarak değil, sırf “Hıristyan” olarak biliniyordu. ‘Mesih’ kelimesinin eski Yunanca “Hıristos”dan tercümesi olan ‘hıristyan’ kelimesi, dolayısıyla “Mesih inanlısı” ya da “mesihçi” anlamındadır: “Öğrencilere ilk kez Antakya’da Mesihçiler adı verildi” (Elçilerin İşleri 11: 26). (Efesliler 1:22) Her şeyi O’nun ayakları altına sererek O’na bağlı kıldı. O’nu, bütün varlıkların üzerinde baş olmak üzere inanlılar topluluğuna verdi. Bu topluluk O’nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur. (1. Time 3:15) Tanrı’nın ev halkı yani Tanrı’nın topluluğu. Bu iki ayetten anlıyoruz ki, kilise Tanrının evidir. içinde oturanlar da Tanrı’nın ev halkından sayılmaktadır.

Kilisenin gorevleri: Beraberliğimiz olmalı yani sık sık biraraya gelmekten geri kalmayalım. (Elçilerin işleri 2:42). Disiplin olmalı. Irk veya millet arasında ayrım olmamalı. Hepimiz Tanrı’nın çocuğuyuz. Rab’bin çağırdığına emin olmalısın. Sen eğer bundan emin değilsen, istersen kilisede en bilgili yada en çalışkan biri ol, boştur. En önemlisi Rab’bin seni çağırmasıdır. Bu yüzden bizler her imanlının ölünce Rab’bin yanına gittiğine emin oluyoruz. (Romalılar 8:1)

Kilise öğretir ve sonra vaftiz eder. Bence kiliseye gelen kişi İsa’nın kim olduğunu bilmezse yani İsa’nın kendisi için çarmığa gerildiğinden şüphe duyarsa vaftiz olmasın. Bir kilisede Müjdecilik-Vaftiz- öğretiş- Bereberlik- Sofra olmalı. Niye Rab birarada olmamızı istediği için. Rabbin sofrasıyla bizler İsa’nın bizim yerimize kurban olduğunu hatırlattığı için devamlı hatırlamak için…

Kilisede Disiplin: Kilisede temiz ve kusursuz olmak için kilise günaha karşı durmalıdır. Rab’bi en fazla günah üzüyor. Disiplin yapmayan bir kilise sapmış bir kilisedir. Biz şeriata ölüyüz, yani altında değiliz. On emir imansızlar içindir. İmanlılar için değil. Emirle yönetmek insanı katil yapar. Biz daha yüksek bir yönetimle yönetiliyoruz. Şimdi bizim için Ruh’un yasası geçerli. Rab kilisede sandalyeleri doldurmak istemiyor. Yürekten gelenleri istiyor Toplantıyı bırakmaz. Niye? Çünkü orada İsa var(İbraniler 10:25). Disiplin kilisede birlikte yapılıyor(2 Timetoyus 2:2).

(Efesliler 4:11) Elçiler yok onlar İsa’yı gördü. Peygamberler yok: onlar temel koydu Şimdi öğretmen ve müjdeciler var. Bunlar imanlıları yetiştirir. Kendimiz İncil okuyoruz yetişkin oluyoruz. Kelam vasıtasıyla olgunlaşıyoruz. Din insanları dinliyor. Biz kelamı dinliyoruz. Kilisede hizmet etmeyenlerin Ruhani eksiklikleri vardır.

Kilise, kendi istediğine göre seçemez, ve değiştiremez. Çünkü Kutsal Ruh’un aracılığıyla bir aile olarak o topluluğa gönderdi ve birbirine bağlı oldu. Her hafa kendi kafana göre takılırsa disiplin ve ailelik, beraberliğini bozmuş olur. Ayrıca Kilise’ye hizmet edene, liderlere, Pastör’e, imanlı kardeşler birbirlerine sevgiyle itaat etmeli ve yardım etmeli.

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.